FİLİPİNLER YOL HİKAYELERİ

Un gibi ince ve beyaz kumu,muhteşem denizi ve sayısız adaları ile Filipinlerdeydim. Gezilesi görülesi onca yerden elimdeki imkan ve vakitle en güzel destinasyonları gezmeye çalıştım. Bu süre zarfında Manila,Puerta Princesa,El nido ve Coron adasını görme şansı yakaladım.

Filipinler Hakkında

Güneydoğu Asya ülkesi olan Filipinler Tayvanın güneyinde ve Endonezyanın kuzeyinde bulunuyor.

Sayısız adacıklardan oluşan ülkenin nüfusu da 100 milyonu aşkın.

Para birimleri Filipin pesosu. 1 TL yaklaşık larak 9,5 Peso yapıyor.

Resmi dilleri Filipince olsada ülkede hemen hemen herkes İngilizceye hakim.

Türk pasaportuna 30 günlük süre zarfı için vize istemiyor.

Ne zaman gidilir?

Benim gitmiş olduğum dönemide kapsayan Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında yoğun yağış ve tayfun var. Ben bu zamanda imkan yaratabildim. Havası suyu hep güzel ama yinede Kasım-Aralık-Ocak ayları en uygun zaman.

Filipinlere gidiş için dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın ilk etapda başkent Manilaya uçmak zorundasınız. Ben de İstanbuldan (Yeni Havalimanından) Suudi Arabistan Havayolları ile Manilaya uçtum. Suudi Arabistanın Cidde şehrinde gidişte 5 saat bekledim. Takdir edersiniz ki Duty freeler de alkol satışı yok. Havalimanında fotoğraf çekmeniz tepkiye yol açıyor. Bilet kontrol noktasında kadınlar ve erkekler için 2 ayrı bölüm yapılmış. Bu benim daha önce rastladığım birşey olmadığından bu anı ölümsüzleştirmek adına bir kaç fotoğraf çektim. Fotoğraf çektiğimi gören güvenlik görevlileri beni ofislerine götürüp fotoğrafları silmemi istediler ve neden çektiğimi sordular. Turist olduğumu bir çok şeyin fotoğrafını çektiğimi söyledim onlarda fazla uzatmadılar zaten.

Her neyse konumuza dönelim:)

Manila Ninoy Aquino Havalimanına iniş yaptım. Manilada Makati ve Malate bölegeleri şehrin kalbi konumunda. Benim bulunduğum otel Makati bölgesindeydi. Pek çok ülkede olduğu gibi taksiciler dış hatlar çıkışında turist avına çıkmış durumda:) İlk sorduğum taksi gideceğim yere kadar 1500 peso istedi. 20 metre ötede 500 pesoya indi. En son 300 pesoya bir taksici ile anlaştım. Yorgun olmasam ve bir 20 metre daha gitsem 100 pesoya falan giderdim herhalde:) Yani havalimanından merkeze aşşağı yukarı 300-400 peso civarı gidebilirsiniz. Herşey de olduğu gibi takside de pazarlık etmek şart.

Nasıl bir rota çizelim?

Ülke küçük pek çok kara parçalarından oluştuğu için ulaşım zor ve zahmetli olabiliyor. Görmek istediğiniz yerlere göre herkesin rotası değişsede Manila-Palawan-Coron ve dönüş için tekrar manilaya dönmek en mantıklısı olacaktır.

MANİLA

Manila genelde diğer ülkelerden gelen turistlerin filipinlerin meşhur adalarına geçmeleri için gitmek zorunda oldukları bir yer. Kumara ilginiz varsa Malate bölgesinde pek çok casino mevcut. Gece hayatı için ise Makati bölgesi ve özellikle P.Burgos caddesini öneririm. Gelmişken görmeden gitmeyeyim derseniz de 2 gün geçirmek yeterli olacaktır. Sokaklarda uyuyan yüzlerce evsiz insanlara karşılık dünyanın sayılı zenginlerinden sayılabilecek %3 lük bir kesimde burada yaşıyor. Zenginlerin yaşadığı Malate ve Makati bölgelerine gittikçe gözle görülür büyük değişiklikleri de farkediyorsunuz.

Manila’da oldukça yaygın olan bizde ki minibüslerin karşılığı Jeepney. Kişi başı 9 peso.
Ayala Triangle Gardens
  • P.Burgos Caddesi

Gece hayatı ve eğlencenin yaygın olduğu cadde. Cadde boyu ve çevresinde birçok club,bar,strip club bulunuyor. Farklı olarak kadınların ve cücelerin box müsabakaları yaptığı barlar da bulunmakta. Ayrıca cadde üstünde pek çok kadın sizi yoldan çevirip ara sokaklarda kendi çalıştıkları masaj salonlarına götürmeye çalışabilirler. Tavsiyem bu işi daha cadde üstünde ve profesyonel yapan yerlere gitmeniz. Hayat kadını görünümlü kadınların çalıştığı ve ücra köşelerde bulunan yerler tehlikeli olabilir.

Cadde girişi
Bu da Malate bölgesinde kısa süren bir kumar serüvenim:)

Manilada ki bir kaç günümden sonra Palawan Adasına doğru yola çıkıyorum.

PALAWAN

Palawan Adası, Ana kıtanın güney batısında bulunuyor. Oldukça büyük ve kendi içinde seyehat etmenin zor ve zahmetli olduğu biryer. Fakat ne kadar uzun yolculuklar etmeniz gereksede yorulsanızda gerçekten yaptığınıza değiyor. Maniladan El nido bölgesine çok ama çok nadir uçuşlar var ve bu uçuşlar da oldukça pahalı. O yüzden en uygun yöntem öncelikle Puerta Princesaya uçmak daha sonra El nidoya kara yoluyla geçmek. Maniladan Puerta Princesaya 65 dolar karşılığı AirAsiadan biletimi aldım. Uçuş yaklaşık 1,5 saat sürüyor.

  • PUERTA PRINCESA

Manila dan 1,5 saatlik uçuş sonrası Puerta Princesa Havalimanına indim. Etraf hep yeşillik. Huzur verici bir elektriği var buranın. Konaklama için Rizal Aveneu bölgesini tercih etmek mantıklı. Hem gezilecek yerlere ortalama mesafede hem de havalimanına yakın sayılabilcek mesafede.

Havalimanından iner inmez taksicilerden uzaklaştım:) Havalimanı çıkışında trcycleların olduğu taksi durağı benzeri bir durak göreceksiniz. Bölge bölge fiyat listesi çıkarmışlar. Ben 80 pesoya Rizal aveneuya kadar gittim. Sonrasında güzel sahile yakın bir otel aramak için yürümeye başladım. Hem kalacağım yeri kendim görmek hemde etrafı keşfe çıkmak istedim. Manilanın kirliliği ve kargaşasından sonra burası sakin ve hem bir kaç gün kafa dinleyebileceğim hemde adını sıkça duyduğum yeraltı nehrine gidebileceğim şahane biryerdi.

Uluslararası havalimanı burada olduğundan Palawan Adasına giriş-çıkış kapısı burası aslında. Şehir merkezinde görülecek pek bir yer yok. Ama sakinliği ve doğallığı için 2 gün burada dinlenmek istedim. Konaklamalar gayet ucuz. Ben oda ve kahvaltıya butik bir hotel de gecelik 1200 peso ödedim.

*Bay Walk

Bu bölgede en sevdiğim yer Bay Walk yani yürüyüş alanı. Puerta Princesa da heryere tricycle ile ortalama 10-15 pesoya gidebiliyorsunuz. Sadece denize girmek istiyorsanız Nagtabon Beache gitmeniz gerekebilir. Orası da şehir merkezinden yaklaşık 35 dk sürüyor. Ben şehre vardığım gün Immaculate Concepcion Katedrali, Plaza Cuartel ve Bay Walk u gezdim.

Bay Walk
Sahil boyu bir kaç restorant mevcut. Restorantlardan birinde deniz mahsulleri ile dolu bir akşam yemeği yedikten sonra denize sıfır bir noktada soğuk filipin biramı içip yorgunluğumu üzerimden attım.

*Underground River

Ertesi gün Underground River (Yeraltı Nehri) turu için sabah 7 de uyandım. Bir çok gezilesi yerlere turlarla gidebiliyorsunuz. Bu yüzden de erken kalkmanız gerekiyor. Bu gezimde hem turlar hem de zamandan tasarruf etmek için erken kalkmakla geçti. Tur biletimi 1000 pesoya aldım. Puerta Princesadan yaklaşık 80 km ve yollar aşırı derecede zikzaklı olduğu için yol haliyle biraz yoruyor. Rehber yolculuk esnasında tur ve mağara hakkında ve mağaraya nasıl ulaşacağımız hakkında bilgiler verdi. İlk olarak Sabang Bölgesine kadar minivan ile ulaşıyorsunuz. Daha sonra örümceğe benzeyen bambu yada tahtalarla desteklenmiş teknelere biniyorsunuz. Bu andan itibaren can yeleği takmak mecburi.

Mağaranın bulunduğu kumsala kadar bu teknelerle gidiyorsunuz.
Burada iniyoruz ve daha sonrasında 5 dk yürüdükten sonra mağaraya varıyoruz.
Mağaranın girişine geldikten sonra kask takmak da zorunlu. Size mağarayı farklı dillerde anlatacak birde kulaklık ve set veriyorlar. Rehber buranın UNESCO tarafından dünya miras listesinde olduğunu ve dünyanın en uzun yeraltı nehri olduğu bilgisini veriyor. He bir de içeride binlerce yarasa var. Yarasa dışkılarının ağzınıza girmemesi açısından ağzınızı kapamanızda fayda var:)
İşte ağzınızı kapamanız gereken yerlerden biri:)
Çıkıyoruz

*Plaza Quartel

2. Dünya Savaşında Amerikalı ve Filipinlerin askerlerin tutsak tutulduğu ve ktledildiği alanın anıtlaştırıldığı yer. Puertaya kadar geldiyseniz bir 10 dk ayırmanızı tavsiye ederim.

Ertesi günü sabahtan uzun ve yorucu hatta Filipin gezimin en yorucu yolculuğu olacağını bildiğim El Nido yolculuğu öncesi son akşam masaj salonuna gittim. Masajın türü ve süresine göre fiyatlar 300-500 peso arası değişiyor. Muhakkak gidin hem rahatlatıcı hem de fiyattan da anlayacağınız üzere çok ucuz.

Yeme-içme ile ilgili olarak ülkenin geleneksel lezzetlerini beğenmiyorsanız Puerta Princesada Mc Donalds mevcut.

  • EL NİDO

Puerta Princeda kaldığım otelden 500 peso karşılığı El Nidoya bilet aldım. Kaldığım otelden beni aldılar. Yolculuk minivan ile ve yaklaşık 5-6 saat sürüyor. Yollar çok kötü. Güzel ülke fakat tek bir çivi dahi çakmamışlar. Bu her ne kadar ülkenin orjinalliğini korusada bu tip dezavantajları da var. Küçük bir minivanda 5-6 saat boyunca ve sallana sallana gidince epey sersemledim.

El Nido otogarına vardıktan sonra sıra otelimi bulmaya geldi. Otogar dediğime bakmayın. Tryscle lardan ve minivanlardan oluşan küçük bir durak gibi.

20 peso karşlığında tryscle ile liman kıyasındaki otelimin olduğu yere geldim.

Büyük bir hayalimi daha gerçekleştirmiştim.

Hayalimizi gerçekleştirmiştik ama yorgunduk. Otele giriş yaptım ve bir kaç saat dinlendim. Uyandığımda hava kararmıştı. Bir süre etrafı gözlemledim. Köyü andıran tamamen doğal bir yer.

Restoran ve barların olduğu merkez kısmı çok büyük değil. En popüler ve eğlenceli yer Puka Bar. Hem ucuz hemde belirli günlerde canlı müzik yapan güzel bir mekan. Bira ortalama 90 peso kokteyller 200-250 peso civarı. Güzel insanlarla tanışıp güzel bir gece geçirdik:)

Ertesi gün için Tur a katılmak istedim. El Nido’da gidebileceğiniz Tur A-B-C-D olmak üzere 4 tur bulunmakta. En popüleri A ve C. Vaktim kısıtlı olduğundan ben de A ve C turlarına katıldım.

Fiyatlar tüm acentelerde aynı. Ben kapı kapı dolaştım merak etmeyin:)
A-B-B-D Tur haritası

Sabah 8 de uyanıp 9 da teknede olacak şekilde Tour A için hazırlandım.

Rotamız boyunca ; Seven Commandos Island,Miniloc Island,Secret Lagoon,Big Lagoon ve son olarak Small Lagoonu gördük.

El Nidoda turlarda şnorkeller ücretsiz olarak veriliyor. Fakat turlar boyunca gittiğimiz yerlerde iri ve keskin çakıllar vardı. Dolayısıyla ayağınızı iyi koruyacak birşeyler giyin kesinlikle.

İlk olarak tur boyunca en beğendim yer olan Big Lagoona geliyoruz. Manzara harika. Kanoya binmek isterseniz ki kesinlikle binin kişi başı 100 peso ödemeniz gerekiyor. Tüm turlara öğle yemekleri de dahil.

Turda aynı botta yer aldığımız Alman kardeşim Florian. Yolculuğumun devamında Coron Adasına da beraber geçeceğim brother’ım.
Big Lagoon
Big Lagoon diğer taraftan

Enfes öğle yemeğimiz

Ertesi gün Tur C için yine erken saatlerde uyandım. Hep birşeyleri yakalamak mümkün olduğunca çok şey yapabilmek için erken kalktım. İş hayatım süresince özlemini duyduğum uyku hasretim tatilde de devam etti yani:) ama karşılığında yaşadıklarım ve sahip olduklarımla karşılaştırınca çok da önemli değil diyebiliyorum.

Tour C rotası şu şekilde; Helikopter Island.Hidden Beach,Star Beach,Secret Beach ve Matinloc Shrine.

İlk olarak Helikopter Islanda geliyoruz. Küçük ve kullanımına izin verilen tek bir yüzü var. Diğer bölümleri özel mülk.

Güneş kremimizi de almıştık ama bilin bakalım ne eksikti?:)

Sonrasında Hidden Beache geldik. İsminden de anlaşılacağı üzere gizlenmiş bir kumsal var ada içinde.

Kayalıklar içinden giriş yapılabilecek tek nokta.

Bir sonraki durak Star Beach;

Burada güzel bir öğle yemeği yiyip biraz dinleniyoruz.

Star Beach
Star Beach tekneden görüntüsü
Pilavı bir karıştıraymışlar iyimiş:)

Yemekden sonra Cadlao Lagoonuna gidip 4lü kanoya bindik. Harika bir doğal güzellik bu lagoonlar. Tek problem suyun dibinde ayağınızı kesebilecek sonsuz sayıda taş midye vs. maddelerin bulunması.

Suyun berraklığı şahane.
Gezide güzel bir gruba denk gelince ben:)
Tek sıkıntım Filipinler’in en kötü kürek çeken 3 kişisi ile birlikte aynı kanoda olmaktı:)

Tur bitimi tekrar El Nido limana yanaştık. Herkes iner inmez oteline giderken ben gün batımına yakın dönüşümüzün şerefine soğuk bir bira açıp Güney Çin Denizi ile Sulu Denizi arasında manzaranın tadını çıkardım. Ne bir stres ne bir yorgunluk kalıyor insanda buralarda ama diğer taraftanda hayatı sorgulatıyor insana. Dönmek çok zor oluyor:)

Alman kardeşim ve aynı hostelde kalan Hollanda’lı kardeşler. Yaklaşık 6 aydır yoldalarmış. Bu kadar vakit ve maddi imkanlar bulabilmeleri ne güzel. İnsan imrenmiyor değil.

El Nido maceramızda bitmişti. Kesinlikle gelin ve minimum 3 gününüzü ayırmadan gitmeyin. El Nido ile ilgili kısmı bitirmeden şunu söylemeden geçmeyeyim. Yanınıza muhakkak nakit para alın. Burada hiç bir şey için kredi kartı geçmiyor ve ATMler yüksek komisyon alıyor.

Sabah 6 da El Nido limandan bir bot ile Coron Adasına doğru yola çıktık. Yolculuk yaklaşık 6 saat sürüyor.

En azından koltuklar uyumak için konforlu:)

  • CORON ADASI

Coron Adasına geldik. İner inmez limanda en az 10-15 kişi çıkışta sizi karşılıyor ve ellerinize sayısız tur broşürleri bırakıyorlar:) Eliniz doluyor çantanıza cebinize sıkıştırıyorlar:) Alman dostum bir hostelde rezervasyon yaptırmış. Hostelde kalmayalı yıllar oluyor ve de sosyalleşmek için güzel bir ambiyans var hostellerde. Bu sebepten ki bende Alman dostumla hostele gidiyorum. Yol boyunca trycle lar bizde turist düşürmeye çalışan taksiciler gibi yanaşıp gideceğiniz yeri soruyorlar. Coron Adası ulaşım konusunda en esnaf şoförlerle karşılaştığım yer. Çok dikkatli olun. Hostele varıyoruz. Florian kardeşim girişini yapıyor fakat yer olmadığı için ben o gece yakınlarda bir hotele yerleşiyorum. Kahvaltı hariç yaklaşık 180 tl civarı ödeyerek konaklama bütçemi aşıyorum:)

Maquinit Hot Spring

O gün sabah erkenden ada da olamadığımız için herhangi bir tura katılamıyoruz ama dünyada yanlızca 2 tane bulunan tuzlu su kaplıcasına gitmeye karar veriyoruz. Maquinit Hot Spring’e. Benim kaldığım otelden 2 kişi çift yön 500 pesoya anlaştık bir trycle ile. Sonrasında beni kaldığım otelde kalan Filipinli 2 kişi daha bize katılmak istedi. 4 kişi totalde 700 pesoya anlaşarak yola çıktık. Yollar o kadar kötü ki giderken bütün iç organlarım yer değiştirdi:) Sizlere bir tavsiye daha ; yollarda yaklaşık 2 km de bir ışıklandırma var. Şoförler oranının yerlileri. Onlar gözleri kapalı gidebiliyor o yolları artık ama siz siz olun sakın motorsiklet vs. kiralamayın. Yollar hem delik deşik hem de ışıklandırmalar çok az.

Ertesi gün sabah erkenden HOP HOSTEL’e yerleştim. Öğrencilik yıllarımda çok hostelde kaldım ama bu tartışmasız en güzeliydi. Her yatak etrafında perdelerle çevriliydi yani kimse sizi görmek zorunda değildi eğer istemiyorsanız. Ayrıca her yatağın başında priz ve yastığınızın altında tek göz kapaklı bir bölme vardı kişisel eşyalarınız için. Bunun dışında mini sinema,masa tenisi,barı bulunmakla beraber haftanın belirli günleri partyler düzenleniyordu. Gecelik 60 Tl civarlarında ve akşam yemeği de dahil.

Coronda başka nelere gidelim;

Dalış için harika biryer olması yanı sıra,

Tapyas Tepesi

Bu enfes manzarayı görmenin tek yolu 700 basamak merdiven çıkmak:) Ekmek almak için bakkala gitmeyen ben sizler için küçük belki ama benim için büyük bir hareket niteliğindeki basamakları tek tek çıktım.

Kayangan Lake

Filipinlerde ne yenilir ne içilir?

Her türlü tropikal meyve mevcut. Mangosundan avakadosuna kadar. Adını bile bilmediğim sayısızca balık çeşidi de. Midye,karides,kalamar gibi deniz mahsülleride oldukça fazla. Manila hariç diğer bölgelerde KFC,Mc Donalds gibi ünlü fast food markaları bulamazsınız. Jolly Bee denen hamburgeciler bir çok yerde fakat kendi adıma ben pek lezzetli bulmadığımı söyleyebilirim.

Dönüş vaktim gelmişti. Manilaya dönüş biletini yaklaşık 500 tlye aldım ki en büyük hatayı burda yaptım çünkü son dakikaya bıraktım. Coron*Manila dönüş biletin de oynamalar çok fazla oluyormuş fakat ben bunu kötü bi tecrübeyle öğrenmiş oldum. 1 hafta öncesi bilet 150 tl sularındadı. Ama zaten bu tip yazılarında amacı siz değerli kardeşlerimiz,büyüklerimiz yaptığımız yanlışları yapmasınlar:)

3 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir